1. Bu göreve nasıl başladım.
Necip Fazıl İHO birlikte görev yaptığımız bir matematik öğretmeni vardı. O ücretli öğretmen olduğu için kısa bir süre bizimle çalışıp ayrılmıştı. Birkaç yıl sonra beni arayıp müdür yardımcısı olmak isteyip istemediğimi sordu. İstemiyorum dedim başlangıçta fakat o okulunu çok methetti. Bende merak edip bir bakayım dedim. Boş saatimin olduğu bir gün okuldan erkenden çıkıp oraya gittim. Gidiş o gidiş. Bir daha da beni bırakmadılar.
2. Bu görevim esnasında yaptığım hizmetler
İBB Orhangazi okulunda görev yaptığım sürece birçok işler yaptım. Onları kısaca sayıyorum.
A- Okulun evraklarını ilçeye götürüp ilgili merci ve makama imza karşılığı teslim ediyordum
B- Okul da tamir edilmesi gereken malzemeleri tespit ederek onlardan tamir edebildiğimi kendim tamir ettim boyumu geçen işleri de müdire hanıma haber verdim.
C - Bilgisayarda DYS üzerinden Müdire hanıma gelen dosyaları bir bir açarak onların numaralarını bir deftere yazdım .Daha sonra da o dosyaları klasöre kaldırdım.Her gün bu işlemleri yaptım.
D - Müdire hanımın talimatıyla öğretmenler kuruluna başkanlık ettim. Ve orada müdire hanımın bana verdiği yazıyı okurum.
E- Haftada altı saat müzik derslerine girdim.
F- Disiplin Kurulu Başkanlığı yaptım. Ve öğretmenlerin hakkında tutanak tuttuğu öğrencilerin durumunu değerlendirip onlardan bazılarına disiplin cezası verdim.ve onların kararlarını disiplin karar defterine yazdım.
G- Okula gelen yetkilileri karşıladım ve onlarla konuştum ve okul ile ilgili bilgiler verdim.
H - Suriye li öğrenciler için okula gelen yardım malzemelerini kendi aracım ile onların adreslerine ulaştırdım. İmza karşılığı onları sahiplerine teslim ettim.
İ- Öğretmenlerin sendika bilgilerini öğrenmek için teker Teker teker onları arayarak elde ettiğim bilgileri bir listeye işledim.ve müdire hocaya teslim ettim.
J - ilçeden geçmiş döneme dair istenen bazı evrakları bulmak için okulun arşivine girdim ve saatlerce orada arayarak o evrakı buldum ve ilçeye götürdüm.
K- Okul Aile Birliği başkanlığı yaptım. Velileri toplayarak onlara okul ve öğrenciler ile ilgili konuşmalar yaptım. Onlardan okul için yardım istedim.
3. Okulun önemli simaları
Yasemin Dövücü: Okul müdiresi.
Kendisi çok değişik bir insandı. Bazen sinirli bazen saygılı bazen kibar bazen çok kaba bir insandı. Bir günü bir gününü tutmazdı. Bazen çok küçük bir olay onu sinirlendirmeye yeterdi. İşte o an aniden çıldırırcasına sinirlenir ve etrafındakilere bağırıp çağırırdı. Bu yüzden etrafında benim gibi sabırlı bir insan, İsmail hoca gibi ezik bir insan ve Adem hoca gibi para için her türlü zorluğa razı olan aykırı tipler dışında etrafında kimse kalmamıştı.
Kahraman Uludağ: Müdür Yardımcısı
İsmail Uysal: Aslında ücretli öğretmen olup okul idaresine canla başla yardım eden bir öğretmendi. Biraz saftı. Zaman zaman diğer öğretmenler ile kavga ediyordu. Ama bildiği doğru yoldan dönmüyordu.
Adem hoca: Yine aslında ücretli öğretmen olup bir takım saiklerle okul idaresine yardım eden bir öğretmendi. Benim sonradan öğrendiğime göre her ay okul idaresi ona bin lira ekstra ödeme yapıyordu. Bu, o zaman büyük bir paraya karşılık geliyordu.Adem hoca bilmediği bazı konularda bana sorar bende bilmiyorsam başka bir yerden öğrenmemi isterdi. Ben de tanıdığım bütün müdür yardımcılarını tek tek arayıp bu konuda bildikleri birşey varsa onları sorar en sonunda öğrendiklerimi ona söylerdim. Okuldan ayrılınca yıllarca bir daha onu görmedim. Fakat Anafartalar da iken bir arkadaşın nikahına girince birden bire karşıma çıktı. Meğerse o arkadaşın da en yakın arkadaşı Adem hoca imiş. O bizim son görüşmemiz oldu.
Ramiz hoca: Okulun bilişim öğretmeni ve benden önceki müdür yardımcısı olan bir öğretmendi. Kendisi benden önce bu görevi yaptığı için hem okul ile hem de idarecilik bir işleri ile ilgili bilgisi vardı. Fakat bize hiçbir konuda yardımcı olmadı. Ben görevden ayrılacağımı deklere edince Yasemin müdür onu müdür yardımcılığına dönmesi konusunda ikna etmem için beni görevlendirdi. Çok dil döktüm, çok denedim fakat o hiçbir türlü bu işe yanaşmadı.
4. Okulda yaşanan bazı olaylar: Okulda görev yaptığım yedi ay müddetince pek çok önemli olaya şahit oldum. Bunları ilk defa burada paylaşıyorum.
1.Okul Ek Binasının Yapımı: Orada görev aldığım zaman , ek bina henüz yapılmamıştı fakat benim görev aldığım süre, ek bina ile ilgili finansman sorununun çözümü , ek binanın yerinin tespit edilmesi, ek binanın planlanması aşamalarına denk gelmişti. Dolayısıyla mesaimizin önemli bir bölümünü ek bina ile ilgili iş ve işlemler meşgul etmişti. Binayı yapacak firmanın gönderdiği mimar bizden pek çok istekte bulundu. Ona özel bir oda tahsis ettik ve odanın içini ihtiyaç malzemeleri ile donattık. Bu işler tamamlanma aşamasında iken adamın vefat ettiği bilgisi ile sarsıldık. İşler bir süre aksamış olsa da daha sonra bu işler tamamlandı.
2. Hizmetli Personel ile Mücadele: Ben okula geldiğimde okulda temizlik personeli olarak çalışan iki bayan vardı. Bunlardan biri iyi çalışıyor ve müdirenin takdirini kazanıyor ancak diğeri ya çalışmıyor yada çalışamıyordu. Müdire hanım işte bu bayanın çalışma biçimi ile ilgili bir takım rahatsızlıklarını bana beyan etti.
Bende daha sonra kadını müdirenin verdiği ifade doğrultusunda uyardım. Fakat kadın takatsiz, zayıf bir fiziki yapıda olduğu için ve sık sık sağa sola yalpaladığı için bu işi doğru dürüst yapamayacağı iyice ortaya çıkıyordu. o kadar halsiz ve takatsiz duruyordu ki ben onu fazla zorlarsam düşüp bayılacağını sanıyordum. Bu sebepten dolayı fazla üstüne gitmedim bu defa da müdire benim üstüme geldi. Hatta bir gün temizlenmemiş yerleri göstererek bunun için beni fena şekilde azarladı. Bu derece tepki gösterdi ki çıldırmış olduğunu düşündüm. Böyle ifrat derecesinde göstermesi komiğime gittiği için ister istemez, gülesim geldi , sinirlenmiş bir müdire karşısında gülmek hoş olmayacağı için en sonunda çareyi derhal orayı terk etmekte buldum. Daha sonra müdire bu şekilde hareket ettiği için benden özür diledi.
3. Ücretli Öğretmenler Ödeneğinin Hazırlanması: Okulumuzda çok sayıda ücretli öğretmen çalışıyordu ve bu öğretmenlerin ücretlerinin ödenmesi için ödeme emri hazırlanması gerekiyordu. Aslında bu işi ben değil başka bir görevli memur yapıyordu. Fakat bir gün müdire hanım bu işi de bana tevdi ettiler. Ben bilmiyorum deyince de ' Halk Eğitim Merkezinde Fehmi bey var ona gidin o size öğretsin, giderken de yanınızda bir kutu çikolatayı ikram olarak hazırlatın kendisine takdim edin' dediler. Dedikleri gibi yaptım. Fehmi bey de o evrakı alır almaz, ücretli öğretmenlerin ödeme emrini hazırladılar. Bana verdiler. Ben de onu mal müdürlüğüne götürdüm. Oradaki görevli kadın evrakı inceleyip hatalı bir noktayı tespit ettiler. Bana bu parayı göndereyim çünkü ücretli öğretmenler mağdur olmasın zamanında paralarını alsınlar fakat sizde bu evrakı düzeltilmesini yapın çünkü bu evrakı bu şekilde gönderemem dediler. Bende peki, tamam dedim ve derhal Fehmi beyi aradım durumu ona anlattım. Ancak o hata yok dediler. Bende hata yoksa neden böyle söylüyorlar deyince şöyle bir açıklama yaptılar: Orada ücretli öğretmenin kodu yerine yanlışlıkla usta öğreticinin kodunu girmişim fakat bu bir hata sayılmaz çünkü her halükarda aynı ücreti alacak dediler. Bunun üzerine bende rahatlamış olarak okula geri döndüm. Fakat bir ay sonrasında yine böyle ödeme emri götürünce aynı görevli önümü kesip hesap sordu. O evrakı neden değiştirmedin dedi. Dedim ki hata yokmuş aynı ücreti alıyormuş, olur mu öyle şey hata var o evrak kesinlikle değiştirilmeli dedi. Bende ne olacak peki şimdi dedim.Dedi ki Bak ben hala onu burada tutuyorum gönderemiyorum çünkü evrak hatalı , bunu tashih edecek bir yazı yazılmalı okulunuzun müdürü de onaylamalı sonra onu bana getirmelisin dedi. Ben de peki peki demim. Ona bu konuda elimden geleni yapacağıma dair söz verdim. Ancak Müdire hanıma gidip durumu anlatınca o bunu asla kabul etmedi. Ve durumu tashih edecek evrak hazırlamaya yanaşmadı. Bu konuda hiçbir ilerleme sağlanamamıştı ancak kadın beni görünce adeta yakama yapışıyor verdiğim sözleri hatırlatıyor ve sitem ediyordu. Bunun üzerine bende bir gün müdire hanımın odasına gizlice girip onun yerine evrakı kendim hazırladım ve onun yerine onayladım. Sonrada götürüp verdim. Kadın da ancak o zaman gönderebildi ve rahat etti.
4. İdaredeki Kavgalar: Bir gün müdire hanım beni arayıp ağlamaklı bir sesle Adem beyi bana şikayet etti. Ben tabi ki şaşkınlık içindeydim. Müdire hanım nasıl oldu bu kavga baştan anlatır mısınız dedim. O da olan biteni bir bir anlattı. Şimdi ne yapmamız gerektiğini de bana sordu. Kafam çok karışıktı. Karşımda bir müdire çaresizlik içinde benden akıl istiyordu üstelik o benim müdiremdi. Bana müsaade ederseniz bir de Adem beyle görüşeyim dedi. Peki dedi. Sonra onu aradım. Oda aynı şekilde nasıl kavga ettiklerini anlattı ve müdire hanım hakkında bir sürü şikayetlerini peş peşe sıraladı. İşi bırakıp gitmeye çoktan karar vermiş vaziyetteydi. Ben bunun başta okulun selameti için hayırlı olmaycağını değerlendirdiğim için onu bu fikirden vazgeçirmeye ve Yasemin müdireyle çalışmaya devam etmesini sağlamaya çalıştım. Müdire hanımın çok üzgün olduğunu ona kötü sözler söylediği için çok pişman olduğunu vesaire söyledim. Ben böyle konuştukça onu rahatlattım sonunda teskin oldu. Yasemin hanımı da arayıp ona da Adem beyin çok pişman olduğunu barışmak istediğini özür dilemek istediğini filan söyledim. En sonunda onları barıştırmaya muvaffak oldum ve okulun hizmetine birlikte devam etmelerini sağladım.
5. Bisikletin Kaybolması Hakkında:
Birgün Yasemin hanım bize bisiklet etkinliği yapılacağını ve bu yüzden Pazar günü okulda olmamız gerektiğini söyledi. Bunun üzerine çok canım sıkıldı ama yapacak bişey yoktu.Bir Pazar sabahı memnuniyetsizlik içinde okula gittim ve okulu açtım. Okulun bodrumunda bulunan bisikletleri birer birer yukarı taşıdım. Çocuklara dağıttım. Çocuklar onları alıp bir konvoy hâlinde dışarı çıktı ve yine bir konvoy hâlinde geri döndüler.
Bu etkinlik her Pazar günü tekrar veriyor bende onların başında bulunuyordum. Fakat bir tanesinin kaybolacağından korkuyor ve bunu da müdire hanıma söylüyordum. Sonunda korktuğum başıma geldi. Bisikletler den biri kaydoldu. Hoca bu konuda beni mesul tuttu. Müdürler toplantısında bile bizde bir müdür yardımcısı var. Onun yüzünden bir bisiklet kayboldu demiş. Bunun üzerine kendisine çok sitem ettim. Oda benden özür diledi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Art niyetli olmadıkça her türlü eleştiriyi dikkate alır ve cevap vermeye çalışırım.